|

MUGADDİME
Biz kullarına hak yolu gösteren, sayısız faydalı nimetleri helal, zararlı
şeyleri haram kılan ALLAH-Ü TEALA'ya hamd-ü senalar. İnsanları iyiliklere
teşvik kötülüklerden men eden, kainata en büyük rahmet, en büyük peygamber
MUHAMMED MUSTAFA (s.a.v.)'e O'nun eline, eshabına ve bütün ona tabi olanlara
salat-ü selam olsun.
Devri saadette ve müctehidlerin zamanında sigara olmadığı için sigaranın
bulunuşundan günümüze kadar muhtelif görüşler beyan edilmiştir.
Bu risalede okuyuculara faydalı olmak düşüncesiyle zamanımızda uzman kişiler
tarafından yapılan ilmi ve tıbbi araştırmalardan istifade edilerek:
1.Sigaranın tarihçesi, Osmanlı devletine girişi ve yasaklanması
2.Tütünün mahiyeti
3.Sigaranın insan sağlığına yaptığı zararlar. Bilhassa sigaranın akciğer
kanseri, ülser, damar hastalıkları ve öldürücü diğer hastalıklara sebep
oluşu
4.Dini yapıdan sigaranın hükmü, sigarada İslam dininde haram olduğu bilinen
israf, uyuşturucu ve başkasına eza vermek illetlerinin mevcut oluşu
5.İslam alimlerinin sigara ile alakalı görüşleri nakledilecektir.
|
SİGARANIN KISA TARİHÇESİ
Tütünün anayurdu Amerika'dır. Avrupa'ya Amerika'nın keşfi ile gelmiştir.
Colombos ve arkadaşları 1511'de Tabaccos ismiyle İspanya ve Portekize
soktular. 1560 senesinde Fransa büyük elçisi Jean Nicot Fransız sarayına (
Paris ) Tütün tohumlarını soktu. Tütün Fransa'dan Almanya'ya sonra da bütün
dünyaya yayılmıştır. Nicot'un ününe izafeten tütün içindeki zehire Nikotin
ismi verildi.
Birleşiminde nikotin ve dört bine yakın zehirli madde bulunan tütün
bitkisinin kıyılmış, kurutulmuş ve kullanılmaya hazır duruma getirilmiş
yaprağından sigara yapılır. Tohumu son derece küçük olduğu için önce
fideliğe ekilen tütün sonra tarlaya aktarılır.
Tütün tohumu Osmanlı Devletine 1605-1606 senesinde yabancı gemilerle
getirilerek ilk tütün ekimi Selânik Vilayetinin Yenice Vardar kasabasında
yapıldı. 4. Murad zamanında tütün yasaklandı. Katip Çelebi Sultan Murad'ın
mücadelesine şöyle anlatıyor.
"... Sonra Sultan Murad'ı rabi asrının sonlarında kötülüklerin kapısını
kapamak için kahvehaneleri kapattığı gibi yangınlar çıktığı için tütüne de
yasak getirmişti. Halk yasağı dinlemediğinden hünkar buyuruğuna aykırı
gitmek suçundan içenleri cezalandırmak gerekti. Giderek kişi yasak nesnenin
üzerine daha çok düşer dediklerince içmeye hırs ve rağbet artıp bu suçtan
nice adem yokluk ülkesine gönderildi..."
O devrin cerrahlar Şeyhi Hekim İbrahim efendinin de tütüne karşı büyük bir
mücadele başlattığını, umumi ve hususi meclislerde en çok fatih camiinde
vaaz ve nasihatler verdiğini, tütün aleyhinde fetva suretlerini cami
duvarlarına astırdığını Katip Çelebiden öğreniyoruz. 1562'de tütün
yasaklandı. 1574'de yurtiçinde istihsali serbest bırakıldı. Son yıllarda
Türkiye'de altı yüz bin civarında aile (2,5 milyon kişi geçimini tütün
ekiminden karşılamaktadır.
|
TÜTÜNÜN MAHİYETİ
« ﻦﻴﺧﺪﺗ » Lügat manası : buhurlamak, duman çıkarmak,
tütsülemek. " Tedhin" kelimesi mastar olarak kullanıldığı zaman sigara içen
kimsenin yaptığı işe denir ki o kimse sigarasını yahut piposunu ateşler
ağzından ve burnundan koyu beyaz bir duman çıkması için şiddetle üfler. İşte
tedhin kelimesi bu manada "Sigara İçmek" demektir.
« ﻦﻴﺧﺪﺗ » "Tedhin" kelimesinin yerine Arap olsun olmasın
bir çok beldelerde çok kullanılmasından dolayı "Sigara İçen kimsenin
ağzından ve burnundan çıkan duman manasında olan "Duhan" kelimesi
kullanılmıştır. Bunun dışında başka isimlerde kullanılmıştır. Mesala;
"Tedhin" kelimesini kötü görüp onu kullanmayan beldeler haklarınca "Tütün"
adı verilmiştir. Ama dünyada bir çok yerde duhan diye bilinen şeyin adı
"et-tibgu" veya "ettebgu" kelimesidir ki bu kelime ona verilen isimlerin
Arapça olarak en doğrusudur. Çünkü o, Meksika körfezindeki bir adanın ismi
olan "Tebegu" kelimesinden alınmıştır. Bu bitki orada bulundu, oradan
ispanyaya sonra Avrupa'ya nakl edildi. Daha sonra bütün Avrupa
memleketlerine girdi. Avrupa'ya yayılan tütün daha sonrada haçlı savaşları
ve onu taşıyan sömürgeciler vasıtasıyla Arap memleketlerine girdi. Sonraları
ise Arap olsun olmasın bütün Müslüman memleketlerine yayıldı.
Tütünün ne olduğu hakkında bu kada bilgi kafi olmakla birlikte Muhammed
Ferid Vecdi'nin "20. asırda DAİRAT'ÜL-MEARİF isimli eserinden sigaranın
tarifi hakkındaki bilgileri aynen nakl ediyorum. 2. cilt 250. sahifede der
ki;
Sigara, aslen Amerika'da yetişen bir bitkidir. Ama şimdi diğer avrupa
memleketlerinde de etkilidir. Boyu 1-1,5 metreye varır. Ilıman iklimi olan
her memlekette yetişir özellikle sıcak olan ülkelerde boyunun beş metreye
vardığı da olur. Kurumuş yaprakları sigara olarak yahut çiğneyerek yahut
nikotin ilaç gibi burna damlatarak içilir. Bu çok zaralı bir adettir.
Araştırıcılar bu maddenin insanlığa verdiği zararların içkinin verdiği
zararlara eşit olduğuna işaret etmişlerdir.
|
SİGARA VE İNSAN SAĞLIĞI
Uzman tabiblerin uzun araştırmaları neticesinde sigaranın insan sağlığına
saymakla bitmeyecek kadar çok zararları olduğu tesbit edilmiştir. Mutehassıs
doktorların hepsinin göüşlerini burada zikretmek mümkün olmadığından
bazılarının tesbitlerini nakl edeceğiz.
Dr. YILDIRIM AKTUNA
Türkiye tabibler vakfının tertip etmiş olduğu sigara sempozyumunda konuşan
Doktor Aktuna sigaranın zararlarını şöyle anlatıyor:
"Bir sigara içildiğinde, damar yoluyla verilen 1 mg. Nikotine müsavi
miktarda nikotin alınmış olunur. 60 mg nikotinin damar yoluyla verilmesinden
bir kaç dakika sonra insan ölür. ABD'deki Dünya Gözlem Enstitüsü'nün
yayınlanan bir araştırmasında tütünün çevremizdeki yetişkinler arasında,
diğer zararlı maddelerden daha fazla ölüm ve acılara yol açmakta olduğu
bildirilmiştir. Dünya sağlık örgütünün (WHO) 1968 yılı sonlarında yaptığı
açıklamaya göre, sigara ve tütün her yıl bir milyon insanın hayatına mal
olmaktadır. Diğer bazı hesaplara göre bu sayı 2.5 milyona kadar
yükselmektedir.
Dünya sağlık Örgütü yürütme kuruluna sunulan bir raporda sigaradan "erken
ölümlerin ve hastalıkların önlenebilir en önemli sebebi" olarak söz
edilmektedir. Akciğer kanseri vakalarının %90'nı, kronik bronşit ve azfizem
vakalarının %75'i aşırı sigara içmenin neticesi olarak ortaya çıkmaktadır.
Sadece ABD'de 1 yılda 320 bin insan saigaraya bağlı hastalıklar sebebiyle
ölmüştür. ABD'nin 2. Dünya savaşında kaybettiği insan sayısına eşittir.
Yapılan araştırmalarda ölüm ile neticelenen kalp ve dolaşım hastalıkları ile
üst solunum yolu kanserine (dudak, ağız boşluğu, dil boğaz ve gırtlak
kanseri) sigaranın sebeb olduğu tesbit edilmiştir. Sigara içenler tütün
dumanı ile doğrudan temas etmeyen organ kanserlerinde ortalamanın üzerinde
bir sıklıkla yakalanırlar. Bunlar, böbrek kanseri, idrar yolları ve mesane
kanseridir. Yine yapılan araştırma ve çalışmalarla ortaya konmuştur ki
sigara kullanımı ve akciğer kanseri arasındaki bağlantı şüpheye yer
verilmiyecek kadar kesindir. Sigara içmyene göre sigara içen tiryakinin bu
hastalıktan ölme riski en az on misli fazladır.
Ayrıca bakteri, virüs veya kanser hücrelerine karşı vücudu korumak amacı ile
onları zararsız hale getiren öldürücü hücrelerini tütün dumanı içindeki
maddeler baskı altına almak suretiyle vücudun savunmasına, dolazısızle bu
hastalıklara karşı direncini azaltır.
Gebelik sırasında sigara içen anneşerde düşük, erken doğum, doğum sonrası
ölüm ve sakatlık nisbeti yüksek buunmuştur. Sigara içen annelerin bebekleri
içmeyenlere nisbetle daha zayıf doğar. Bedeni ve ruhi gelişmeleri daha geç
olur. ABD'de her yıl 4600 bebeğin anneleri sigara içtiği için hayatlarını
kaybettikleri tesbit edilmiştir.
|
SİGARA VE AKCİĞER KANSERİ
Akciğer kanseri son yıllarda bütün dünyada sigara kullanımına paralel olarak
artmaktadır.Akciğer kanseri 40 yaşından sonra ve özelliklerle 50 - 70
yaşları arasında görülmektedir.Sigara içenlerdeki akciğer kanseri riski
içmeyenler nispetle 20 ile 40 kat fazladır.Sigaraya ne kadar erken yaşta
başlanırsa akciğer kanseri riski o kadar fazla olmaktadır.Kendileri sigara
içmedikleri halde duman altı olan kişilerde de akciğer kanseri riski
artmaktadır.Akciğer kanseri teşbiz edildikten sonra tedavi şansı çok az olan
ve ölümle sonuçlanan bir hatalıktır.
Dr.Hasmold 22 bin uzmanın yardımıyla hazırlandığı raporda sigara içmeyen
32851kişiden sonunda 4 kişide akciğer kanseri tesbit edildiğini buna
karşılık 10.000 sigara tiryakisi arasında 265 kanserli olduğunu
açıklanmıştır.
ABD de yapılan bir araştırmada 65 bin akciğer kanserine yakalanan hasta
tesbit edilmiş ve bu hastaların 62 bininin aynı yıl içinde olduğu tesbit
edilmiştir.bir yıl içinde ölüm nispeti %90 dır.
|
PASİF SİGARA İÇENLER
Pasif sigara içme dediğimiz yani sigara içmeyen kişilerin bulundukları
mahalledeki sigara dumanlarını teneffüs etmeleri de sağlık yönünden büyük
ekemniyet tanışmaktadır.
Amerikan çevre sağlığı örgütünün (EPA)bir istatistiğine göre A.B.D.de her
yıl en az 500pasif tiryaki akciğer kanserinden ölmektedir.Amerikan kanser
derneğinin yaptığı açıklamaya göre kocası evde 20 den fazla sigara içen bir
kadının akciğer kanserine yakalansa ihtimalinin sigara içmeyen bir erkeğin
eşine göre 2 misli fazladır.
San Diego` daki California üniversitesinde Dr.C.Garland 50-75yaşları
arasındaki yaklaşık 700 evli kadın üzerinde yapıldığı 10 yılık bir çalışma
sonunda.tiyakilerin eslerinin sigara içmeyenlerin eslerine göre 4 defa daha
fazla kalp hastalığından ölme riskini taşıdıklarını göstermiştir.
|
SİGARA-ÜLSER VE DAMAR HASTA
Sigara ve ülser bağlantısı hekimlerce uyun bir zamandan beri bilinmektedir
.Bundan sonra ehemmiyetlisi sigaranın etkili olduğu beyin ,kalp ve bacak
gibi önemli organların tıkayıcı damar hastalıklarıdır.
Rocher 1954 de İskandinav ülkelerinde yapıldığı bir araştırmalarında (12
parmak bağırsağı ülkesi delinmelerinin) %57 sinde sigara hikayesi
bulunmuştur.İngiltere de yapılan bir araştırmada ülser sebebi ile ameliyat
edilen hastaların %50 inin tütün kullandıkları tespit edilmiştir. Ayrıca
sigaranın solunuma olan menfi tesiri sebebi ile ameliyat riskini de
arttırdığı bir gerçektir.Bacak damarlarının tıkanması sigara içenlerde sık
görülür.Fasteott 'damar cerrahisi 'kitabında' bacakta kangren yapan damar
tıkanıklığına sigara içmeyenlerde hiç rastlamadım' diye yazar
Lord ‚damar ameliyatı geçiren 100 hastadan ancak ikisinin sigara içmeyenler
olduğunu tespit etmiştir.Biz EUTF Göğüs Kalp Damar Cerrahisi ana bilim
dalında damar ameliyatı yapılmış 200 e yakın hastamızda %50 civarında sigara
alışkanlığı tespit ettik.
|
BAZI UZMANLARIN SİGARANIN TEHLİKESİNİ BİLDİREN
SLOGANLARI
"Akciğer kanserine yakalanan hastaların %94'ünün sigara tiryakisi olduğunu
ciddi araştırmalar ortaya kovmaktadır."
Op.Dr. Edwards GRAHAM
"Londra' da yapılan 7. uluslar arası kanser kongresinde akciğer kanseri olan
10 kişiden 9'unun sigara tiryakisi olduğu açıklanmıştır."
YEŞİLAY ARŞİVİ
"Düşük nikotinli sigaralar en az ölckiler kadar zararlıdır."
llarward Univ .Araştırma Raporu
"Sigara içen annelerin çocukları,cenine kabı oksijen ulaşamaması sebebi ile
geri zekalı olur."
Doç. Dr. K.AYDOĞMUŞ
"Günde 20 sigara içmek sureti ile 20 yılda vücutta 7 kg is ve katran
birikir."
BÜRÜKSEL TÜBERKÜLOZ MÜC. KONF. RAP.
"Tütün dumanında 4000'den fazla zehirli madde bulunduğu unutulmamalıdır."
ABD. MİLLİ KANSER ENST.
"Bütün uyuşturucular arasında en fazla ölüme sebebi olan madde sigaradır."
Prof. Dr. Orhan ÖZER
"Sigaranın sebep olduğu ölüm miktarı umumi bir ifade ile trafik kazalarında
meydana gelen rakamın 7 katıdır."
Doç. Dr. Ali TELLİ
"Sigaraya elveda, hayata merhaba."
Bülent AKARCALI
Dünya Sağlık Teşkilatı "sigarayı veya kendi sağlığımızı seçmek kendi
elimizdedir." sloganıyla 9 Şubat'ı 'sigarasız hayat ve sigaraya karşı koyma
günü' olarak ilan etmiştir.
|
DİNİ AÇIDAN SİGARA
Dini meseleleri incelemekte mahareti bulunan ilim erbabı, tütünün insan
sağlığında yaptığı maddi ve manevi tahribatı,dikkate alarak haram olduğu
neticesine varmışlardır. Devri Saadette ve müctehidlerin devrinde sigara
yoktu. Bu sebeple sigara içmenin hükmünde farklılıklar yapmaktadır.İslam
alimlerinin görüşlerinde ortaya çıkan değişik hükümler meselenin tetkikinde
seçilen noktayı hareketin birbirinden farklı olmasında ileri gelişmiştir.
Geçmişte fukaradan bir kısmının sigaranın mubah ya da mekruh olduğunu
söyleyenlere gelince; bu konuda onları mazur görebiliriz. Çünkü o yıllarda
tıbbi araştırmalar sigaranın zararları tespit edememiştir. Fukaha bu görüş
ve hükmünü "Eşyada asıl olan ibahadır." kaidesine bağlıyor idi. Ama tıp
bunun bedene olan zararlarına keşfedip ortaya koydurtan sonra artık aynı
hükmü verenleri maruz göremeyiz. Uzmanların yaptığı ciddi araştırmayla
sigaranın doruğa yükselen zararlarının ferdi ve cemiyeti menfi yönde tesir
aldığı ortaya çıkınca artık sigaranın mekruh yada mubah olduğu hakkında bir
tereddüde gerek ve yer kalmamıştır. Sigara içmenin haram olduğu bugün çok
açık ortaya çıkmıştır. Onu itiyat etmenin günah olduğu tahakkuk etmiştir.
Sigara kullanmakta İslam dininde haram olduğu bilinen israf başkasına zara
verme uyuşturucu vardır.
|
SİGARANIN İSRAF OLUŞU
Malın israf edilmesi İslam Dininde haram kılınmıştır.İsrafın haram olduğu
bildiren ayeti kerimelerin bazısını zikredelim.
"Yakınına,düşküne,yolcuya hakkını ver,elindekileri saçıp savurma"
"Onlar sarfettikleri zaman ne israf ederler ne de cimrilik:ikisi arasında
orta bir yol tutarlar."
"Yiyiniz,içiniz israf etmeyiniz. ALLAH (C.C) israf edenleri sevmez."
"Muhakkak ki saçıp savuranlar şeytanın kardeşidir."
Peygamber Efendimiz (S.A.V.) de malın boş yere harcanmasını yasaklamıştır.
İliç şüphe yoktur ki sigarada vücuda gıda veren hiç bir şey yoktur. İnsan
sağlığına zararlı binlerce zehirden en tehlikelisi nikotindir.Nikotin bazı
haşeratin itlafında, ilaç imalinde kullanılmakta ise de ağrıları dindiren,
yaraları tedavi eden tek kelime ile şifa verici bir maddeyi içinde
bulunduran ilaç imalatında kullanılmamaktadır. Sigara gıda değilse, şifa
vermiyorsa ve hiçbir derde deva olmuyor ise bilakis insan sağlığına son
derece zarar veriyorsa ona verilecek para elbette israftır.
|
SİGARANIN BAŞKALARINA ZARAR VERMESİ
Sigara onu kullanmayanlar içim tiksindirici kokusu ve rahatsız edici dumanı
ile eziyet vericidir. Bundanda öte sigara dumanı çevresinde bulunan
insanların sıhhatini menfi yönde etkilemekte, sağlığı zarar vermektedir. Son
yıllarda yapılan araştırmalarda, kendisi doğrudan sigara içmemekle birlikte
sigara içilen mahallerde bulunduğu için duman soluyan, pasif sigara
içicilerinin de akciğer kanseri hususunda büzük bir risk altında
bulundukları tesbit edilmiştir ki; bunların riski hiç sigara içmeyenlerden
iki kat daha fazladır.
Hiç bir Müslüman diğer müslümana zarar vermez. Eziyet etmez. Sigara bilhassa
cemaatle namaz kılınan yerlerde ve benzeri topluluklarda hem müslümanlara
hemde vazifeli meleklere, ruhanilere eziyet verir. Namaz da sigara içmeyen
çok kimsenin huşu ve huzurunun bozulmasına sebeb olur. Binanaleyh Efendimiz
(S.A.V.) kendisinde soğan ve sarmısak kokusu bulunan bir adamı Cennetül baki
kabristanlığından çıkarmış ve soğan ve sarmısak kokusu ile cemaate
katılmamasını emir buyurmuştur. Peygamber Efendimiz (S.A.V.) soğan ve
sarmısağı kasdederek "Kim bu çirkin kokulu bitkiyi yerse mescideimize
yaklaşmasın. İnsanlara eziyet veren bu şey meleklere de eziyet vermektedir"
buyurmuştur.
Yine bir hadisi şeriflerinde "Kim bu bitkiyi yerse mescidimize yaklaşmasın
samısak kokusu ile bize eziyet etmesin", diğer bir rivayette de; "Bizimle
birlikte namaz kılmasın" buyrulmaktadır.
Hadisi Şeriflere binaen Peygamber Efendimiz (S.A.V.) soğan ve sarmısak yiyen
kimselerin başkalarına eziyet vermemesi için cemaate katılmamasını
emretmiştir. Malumdur ki rahatsız etme bakımından sigaranın kokusu soğan ve
sarmısağın kokusunda daha az değildir. Sigaranın kokusunun başkalarını
rahatsız ettiği şüphesizdir. Hele hele sigara dumanının ictimai hayatta,
otobüste, kapalı yerlerde rahatsız ediciliği ise daha da tiksindirici ve
eziyet vericidir.
Cabir (R.Anh)'dan rivayet olunan şu Hadisi Şerifte İslamın başkasına eziyet
etmeği açıkca yasakladığını gösteriri. "Kim bir müslümana eziyet ederse bana
aziyet etmiş sayılır. Bana eziyet eden Allah (c.c.)'a eziyet etmiş sayılır."
Bir başka hadisi şerifte de "Her eza veren cehennemdedir" buyuruluyor.
Hadisi Şeriflerde görüldüğü gibi insanlara eziyet vermek haramdır. Dinimizde
"zarar uğrama ve başkasına zarar verme yoktur" düsturu bunu ifade
etmektedir.
|
SİGARANIN UYUŞTURUCULUĞU
Sarhoşluk ve uyuşturuculuk veren şeylerin haram olduğuna delil Şehr Bin
Havşebe'nin Ümmü Seleme validemizden naklettiği "Resulüllah muskir ve müftir
herşeyi yasakladı" hadisi şerifidir.
Hadisi Şerifin metnindeki muftir kelimesini ibni Kesir "İçildiği zaman
vücuda hararet veren uzuvlarda kırıklık güç azalması, göz kapaklarında
mahmurluk ve zayıflama meydana getiren şey" diye açıklamıştır.
Bilhassa tiryaki olmıyanların üzerinde tütünün tesiri incelendiği zaman
vucüdda bir gerginlik, göz kapaklarında bir ağırlık ve mahmurluk hali
gerilen uzuvlarda bir gevşeme hali olduğu açıkca anlaşılmaktadır. Günümüzde
sigara her ne kadar yuşturucu maddeler arasında sayırmıyor ise de diğer
uyuşturucu maddelere alışkanlık kazandırmada başlıca etkin olarak kabul
edilmektedir. Baş dönmesi, bulantı, baygınlık, kaslarda gecşeme v.s. bunlar
arasındadır.
İslam dini harama giden, insanı harama düşürecek bütün yolları kapamıştır.
"İçki bütün kötülüklerin anasıdır" derken içkinin içilmesini yasaklamış.
Dolaysıyla da diğer kötülüklerin işlenmesinede engel olmuştur.
Binaenaleyh, bazı yönleri ile uyuşturucu maddelere benzeyenuyuşturucu olması
bile en azından onlara alışkanlık kazanılmasına sebep olan sigara da
uyuşturucular sınıfına dahil edilmelidir. Tarihin bir döneminde basit bir
alışkanlık göstererek ona göz yumanlar bugünün neslinin esrar, eroin, afyon
gibi uyuşturucuların kucağına düşmesine sebeb olmuştur. Öyle ki bugün sadece
Amerika'da 33.5 milyon uyuşturucu tutsağı vardır. Çocuk cesedleri ile
uyuşturucu kaçakcılığı yapılmaktadır. Bütün bunların temelinde ise çok basit
gibi görünen sigara alışkanlığı yatmaktadır. Bilhassa bugün esrar sigaranın
içine konularak içilmektedir.
Plip Morris firmasının ürettiği Marlboro'ya bu sigaraya karşı alışkanlık
yapan, kullanımı yasaklanmış bazı kimyasal maddelerin karıştırıldığı tesbit
edilmiştir.
Malboro'da uyuşturucu madde bulunduğunu da iddia eden yüksek trajlı Alman
dergilerinden "Der Spiegel" bu durumun sigaranın satışını önemli ölçüde
etkilediğini yazdı. Bütün bu gerçekler karısında ihtiyatla hareket etmek,
şüpheli şeylerden uzaklaşma inanan insanın vazgeçilmez ölçüsüdür.
|
İSLAM ALİMLERİNİN SİGARA VE TÜTÜNLE ALAKALI BAZI
NAKİLLERİ
Büyük alim ve mutasavvıflardan İsmail Hakkı Bursevi (K.S.) Hazretleri Ruhu-l
Beyan Tefsiri'nin 1. Cildinin sonunda teracimi ahvalini verirken Türkçe
olarak şöyle yazıyor. Biraz sadeleştirerek aşağıda naklediyoruz:
Şam'da iken Şeyh Ekber (K.S.) bir kaç kere temessül (Bir şekil ve surete
girerek gözükme) edip; öyle ki halk ona yaprak (tütün) der. O bizim
yanımızda pis ve haramdır. buyurdu. ve şeyhimden de duydum ki; "Tütün içen
nefsani ve şeytanidir."
Yine İsmail Hakkı Hazretleri hazzırladığı Hadisi Erbaiyn'in 6. Hadisi
Şerifinin Şerhinde şöyle buyuruyor: "Bir şeyin zararı asli fıtrata (
yaratılışa) dokunuyorsa diğer zararlılardan daha çirkindir. Mesela tütün
gibi ki bunun zararı doğrudan fıtrat-ı asliyedir. İbadetlere karşı bir
ağırlık ve isteksizlik meydana getirir."
Ruhul Beyan'da Vakıa sursinin 43. ayet-i kerimesinin tefsirinde ise
"Diğer tefsirlerde tarif edildiği gibi bu tütün haramdır."
buruluyor.
" ﻮﻈﻞﱡ ﻣﻦ
ﯾﺣﻣﻮﻢ " Ayetinin manası: "Ve bir de kapkara dumandan
bir gölge içindedirler." Alacasız, düz siyah yani kapkara dumandan
bir gölge var. "yahmum" dumandır. Kamusta olduğu gibi:
"Humme" den müştak yef'ulün vezninde, her şeyden siyah manasınadır
ki bu da kömürdür. Nitekim Arap, siyahlık şiddetli olduğu zaman;
"eşyede yahmumun" der.
Dahhak buyudu ki:
"- Cehennem ve cehennem ehli simsiyahdırlar. Ve orada her şey
simsiyahdır... Bundan dolayı, cennette vücuttaki ben, kirpiklerin bittiği
yer ve kaşlardan başka siyahlık yoktur."
Fakir (İsmail Hakkı Bursevi Hz. k.s.) der ki: -Burada şu asrımızda yayılmış
olan tütüne içmekten tahzir (sakındırma) vardır. Çünkü bu içildiğinde,
dumanı yükselir ve içinin üzerinde gölge gibi olur. Bununla beraber içinde
çokça gaileler yani sıkıntı verici şeyler meydana gelir.. Gerçi bunun burada
anlatılmasının yeri değildir. Biz müptela olana Allah (c.c.)'tan afiyet
dileriz. (Mevla o kişiyi ondan kurtarsın). Çünkü bu tab-ı Selimenin pis ve
çirkin gördüğü bir şeydir ki diğer tefsirlerde de inceden inceye anlatıldığı
gibi haramdır.
Büyük hadis alimlerinden Mahmud Muhammed Hattab Es-Subki,
El-Menhelü'l-Azbü'l-Mevrud Şerhu Süneni'l-imam Ebi Davut isimli eserinde
sigaranın zararlı ve aramlığı ile alakalı geniş izahlarda bulunur ve hulasa
olarak şöyle der:
"Sigaranın haram olduğu bir gerçektir... Bunun haramlılığı, doktorların
raporlarına göre, sıhhatte zararlı olduğundandır. Şüphesiz zararlı bir şey,
alimlerin ittifakı ile haramdır. Sigara, yalnız içenlere değil, içmeyenlere
de eza (sıkıntı) verir... Melekler de çok rahatsız olur..."
Son devrin büyük alim ve fazıllarından Mehmet Zihni Efendi merhum da
Ni'met-i İslam isimli eserinde şöyle bahseder: "Öyle şeyler vardır ki, onlar
vücuda faydalı olmak şöle dursun netice itibari ile bedeni harap ettiği
halde fazlaca iştah ve istek duyulur. Bundan dolayıdır ki bu gibi şeyler
oruçlu iken kullanılırsa hem kaza hemde keffaret lazım gelir. Mesela tütün
gibi... Esrar içmek ve afyon yutmak da bu nev'i dendir... Ve hepsi haramdır.
Müslümana yakışan ise, haram, mekruh ve şüphelilerden kaçınmaktır. Zira
dinimide yasaklardan kaçınmak emirleri yerine getirmekten bile üstündür."
Şafii mezhebi alimlerinden Kalyubi bir din alimi olduğu kadar tabib idi. Bu
muhterem zaat iki ilimdeki dirayeti ile tütün içmenin haramlığına hükmetmiş
bulunmaktadır.
|
SON DEVRİN DİN ALİMLERİNDEN EBUL-FARUK SÜLEYMAN HİLMİ
SİLİSTREVİ (K.S.) HAZRETLERİNİN BU MEVZUDAKİ BEYANLARI
Malum olsun ki; şeriatte izaai mal, kesreti sual haramdır. Bu makamda
izaai'den murad, emvalin dünya ve ahirete faidesi olmayarak sarf ve
istihlakıdır. Bu kabil sarfiyat ve istihlakatı umumiye muharremdir.
Sigara istimalinde hürmeti mezküre tamami ile sabit ve mütehakkaktır. Çünkü
sigara istimalinde menfaati dünyeviyye yoktur. Bilakis mazarrat hakimdir.
Öyle mazarrat ki ondan bedene cismaniyyete hasıl olan ilel ve emrazının ref'
ve izalesi bir zaman sonra daha elde edilmemesini muciptir.
Manevi mazarratı ise bağdat etmekle bitmez. Manii terakkidir. Rayihasından
ervahı tayyibe muazzeb olurç Vesaiti rahmet olan ervahı mezkurenin temasını
yani alakai ruhaniyyelerini men eder. Bu büyük bir musibettir.
Şu halde sigara içmek manen ve madden muzırdir,
haramdır. Haram Allah (C.C.)'ın nehyettiği emirdir. Ona
musır olanlar, emrine isyan ve muhalefet edenlerdir. İş bu neticeye müncer
olur. Yevmiye 25-30 sigara içenler günde bu sebeble Allahu Tealaya 25-30
defa muhalefet ediyor haram irtigab eyliyor demektir.
|
EBU'L HASAN EL-MISRİ, EL-HANEFİ :
Sahih nakli hükümler, açık nakli deliller tütünün haramlığını ilan
etmektedir. Tütünün ortaya çıkışı 1000 yıllarındadır. İlk çıktığı yer ise
yahudi, mecusi ve hrıstiyan cemaatlerin yaşadığı yerlerdir. Tütünü ilk defa
kendisinin hekim olduğunu iddia eden bir yahudi batıya getirmiş, insanlara
tütünü kullanmalarını söylemiştir. Anadoluya tütünü getiren "Etkelin" adında
bir hrıstiyandır. Sudan şehirlerinde ise tütünü ilk defa ortaya çıkaran bir
macusidir.
|
EŞ-ŞEYH ABDULLAH BİN MUHAMMED BİN ABDULVEHHAB :
Hanbeli hukukçularındandır. Nargile üzerine kendisine tevcih edilen bir
suale şöyle cevap vermiştir:
"Rasülullah'ın hadislerinden, ilim ehlinin eserlerinden öğrendimize göre, bu
zamanda çok kullanılan tütünün haram olduğu açıktır. Bize göre
anlatılanlarla ve müşahede ile, tütünün vücut üzerinde diğer uyuşturuculara
benzer etkişleri vardır. Özellikle çok içildiğinde meydana gelen baş dönmesi
ve baş ağrısı, mide bulantısı, halsizlik gibi durumlar sarhoşluğa yakın
şeylerdir. Serhoşluk veren şeylerin haramlığı ise kesindir."
|
NECMUL'L-GUZZİ EŞ-ŞAFİ'İ:
Tütün sonradan ortaya çıktı. Onun ortaya çıkışı, Hicri 1015 senesidir. Tütün
içen onun sarhoşluk vermediğini iddia etse bile o uyuşturucudur.
"Rasülullah (S.A.V.) her serhoşluk vereni ve uyuşturucu olanı kullanmayı
yasakladı." Hadisi Şerifine göre tütün haramdır. Tütünü bir defa kullanmak
büyük günah olmasa bile devamlı kullanmak büyük günahlardan sayılır.
Bazı alimler, küçük günahlar aşağıda sayacağımız beş şeyden biri ile büyük
günah haline gelir, demektedirler. 1
- Küçük günahlar üzerinde ısrar edilirse onu büyük günah haline
getirir.
2 - Küçük günahlara lakayd kalmak, ehemmiyet vermemek,
hafife almak.
3 - Küçük günahı, büyük günaha kıyas ederek ferahlanmak
sevinmek.
4 - İşlemiş olduğu küçük günahla insanlar arasında iftihar
etmek.
5 - Küçük günahın bir alimden, kendisine uyulan bir rehber
kimse tarafından işlenmesi de büyük günah olması gerektiren bir
durumdur.
|
OSMAN PAZARİ
Pazari, sigara hakında "habis" tabirini kullanarak şu
izahati yapmaktadır:
Amma zamanımızda talebelerin çoğu tütün habisini içiyorlar. O tütün ki
" (O peygamber) onlara pis şeyleri haram kılar." ayet-i celilesine
dahildir.
|
ABDÜLAZİZ AD-DERBAĞ
Abdulaziz Debbağ tütünün zararlarını anlatarak haram olduğuna hükmeder.
Allah (C.C.) zikirden insanları alıkoyduğunu, meşgul ettiğini ve kötü
kokusuyla meleklere eziyet verdiğini ifade eder.
Kendisine soğan ve sarmısağın kerih görülen kokusundan sorulunca, cevaben:
her şeyin insanoğlu için yaratıldığını söyleyerek, faydalı şeylerden
istifade edilmesi gerektiğini, zararlı maddelerden de kaçınılması
gerektiğini ifade etmiştir. Soğan ve sarmısağın bir çok faydaları olduğu
faakt sigaranın vücuda çok zararlı olduğu, dolaysıyla ikisinin aynı kefeye
konulmayacağın ifade etmiştir. Çok kimsenin ise "bırakmıyorum" demesi gibi
basit mazeretlerle ölüme kucak açtığını teessüfle anlatmaktadır.
Daha sonra velilerin başından geçen şöyle bir hadise nakleder. Velilerden
bir grup, çeşitli pisliklerden dolayı kötü kokan bir şehre girerler. Çok az
bir zaman sonra ise adeta kaçar gibi o beldeyi terkederler. Zira kötü koku
yüzünden melekler onlardan ayrılmış, o şehre girmemişlerdi. Bunu
basiretleriyle sezen veliler ise kurtuluşu o meleksiz beldeden ayrılmakta
görmüşlerdir.
Meleklerin bir mü'minden ayrılmasının ne kadar büyük bir tehlike olduğunu
ancak akl-ı selim ve basiret sahipleri anlar diyen debbağ, böyle bir kimseyi
silahsız silahsız olduğu bir anda ansızın düşmanıyla karşılaşan bir acize
benzetir. Melaike-i Kiramın bir mü'minden ayrılmasının tehlikesini
anlatırken haşyet verici ürpertici şu hakikatı da şöyle dile getirir.
Bir toplulukta herhangi bir günah işlenince melekler oradan uzaklaşır,
ayrılır. Melekler gidince gidincede şeytan ordusuyla birlikte oraya gelir,
konaklar. Günah işleyenlerin imanları o anda, rüzgarlı bir havada yanan her
an sönmeye mahkum bir kandil gibidir. Binaenaleyh, her an iman nurunu
söndürme ihtimali bulunan hak katında Mü'mini mes'ul duruma düşüren bütün
kötülüklerden uzak durmamız gerekir. Çünkü her günah küfrün adeta bir
postacısıdır. Her günahta insanı küfre götürecek bir yol, bir menfez vardır.
Hulasa; bir mes'ele hakkında helal ve
haramlık hükümleri toplanacak olursa haramlık hükmünün galip olacağına dair
kaide-i külliye dikkate alındığı zaman sigara içmekle alakalı değişik
hükümler arasında haramlılığı tercih etmek ihtiyata muvafık bir davranış
olacaktır. Muhtelif görüşlerin ortaya durum vardır; şüphe Hadisi Şerifte
"Kim şüpheye düşecek olursa harama da düşer." buyrulmuştur. bunun gibi
haramlık ve mübahlık hükmü bir mes'elede içtima ederse haramlık yönü tercih
edilmelidir.
Sigara maddi ve manevi zararlarını açıkladıktan sonra risalemize zahiri ve
batıni günahlardan bizi nehyeden ayeti Kerime ile nihayet veriyoruz. Cenabı
Hakk buyuruzır ki: "Günahın zahiri de batınını da terk ediniz. Günah
işleyen, işledikleri günahın karşılığını görecektir."
BEYKOZ
03.01.1992kaynakça
[1] A’dan Z’ye Sigara S. 39
[2] Bilim ve Teknik Dergisi c. 15
[3] Bilim ve Teknik Dergisi C.15
[4] Kamus.u Osmani
[5] İlmi Tıbbi Açıdan Sigara S.12
[6] İlmi Tıbbi Açıdan Sigara S.12
[7] S
[8] Dr. Kunter PERİM – Sigara Sempozyumu 1988 İzmir
[9] Dr. Yıldırım AKTUNA – Sigara Sempozyumu 1988 İzmir
[10] Doç. Dr. Ali TELLİ
[11] İsra Suresi, Ayet:26
[12] Furkan Suresi, Ayet:67
[13] Araf Suresi, Ayet: 31
[14] İsra Suresi, Ayet:27
[15] Müslim 5/49
[16] Müslim 5/46
[17] Tebarani El.Evsad
[18] Fethul Kebir C.2 S.328
[19] İbni Abidin (Kenarı) C.5 Sh.406
[20] İbni Abidin (Kenarı) C.5 Sh.406
[21] En.Nihaye C.3 Sh. 408
[22] Gençlik Ve Zararlı Alışkanlıklar S. 13-14
[23] Hürriyet Gazetesi (1.10.1986)
[24] Zaman Gazetesi (8.6.1987)
[25] Ruhul Beyan C.9 Sh. 328
[26] Şerh-u Sünenil İman Ebi Davud C.8 Sh.269
[27] Nimeti İslam sh.934
[28] Rudud Alel Ebatıl sh.371
[29] Şürbüd Duhan, Muhammed Bin İbrahim
[30] A.g.e.
[31] İbni Abidin, C6 S.454
[32] Tarabişi Halebi A.g.e s.12
[33] Şerhul-Talim El Müteallim Osman Pazari S.122
[34] Tabarani El-Halebi a.g.e. Sh.26-27
[35] Fetvalar C.2 Sh. 361
[36] Surei En’am Ayet:120
|
|
|
|