Allah C.c.

بسم الله

 Kur'ân ve SünnetShow/Hide content
 Kuran'ı Kerim
tree-T.gif Meâl Oku !
 Kur'an Fihristi
 Tefhimu´l Kur´an
 Fizilal´il Kur´an
 Elifba
 Tecvid Öğren
 Tevâfuklu Kuran
 Siyer-i Nebi(sav)
 Riyâzü's Sâlihîn
 Kutub-i Sitte
 Kırk Hadis
 VedaHutbesi
tree-T.gif Tefsir Dinle
tree-T.gif Kur'an Dinle
tree-T.gif Mealli Kur'an
tree-L.gif Kur'an Öğren
 İslâmî MedyalarShow/Hide content
tree-T.gif Hacca Yolculuk
 MubarekGeceler
 Cevsen-ül Kebir
tree-T.gif Ezan ve Kamet
 Ezgiler
 ilahiler
 Siirler
 Filmler
 Klipler
 İslâmî YazılarShow/Hide content
 Risale-i Ahmedi'yye
xx.gif ateizmin Çöküşü
xx.gif Sigara Risâlesi
 İslâmî KitaplarShow/Hide content
 İslâm İlmihali
tree-T.gif Mesneviden Hikayeler
tree-L.gif Fıkh-ul Ekber
 NamazlarShow/Hide content
tree-T.gif Cuma Namazı
tree-T.gif Cenaze Namazı
tree-T.gif Nafile Namazlar
tree-T.gif Kaza Namazı
tree-T.gif Teravih Namazı
tree-T.gif Hasta Namazı
tree-T.gif KutuplardaNamaz
tree-T.gif Namazın Edebi
tree-T.gif Namaz Vakitleri
tree-T.gif Namaz ve Sağlık
tree-T.gif İmamlık ve Cemaat
tree-T.gif Namazlara Niyet
tree-T.gif Namaz ve Sağlık
tree-T.gif İmamlıkveCemaat
tree-T.gif Namazlara Niyet
tree-T.gif Namazın Farzları
tree-T.gif NamazınSünnetleri
tree-T.gif NamazınVacibleri
tree-T.gif Namazı Bozanlar
tree-T.gif Bozmayan Şeyler
tree-L.gif Sehiv Secdesi
 Hayat-ı Evliyâ
 İslâm Tarihi
 İsLami SözLük
 İsimler Sözlüğü
 DiğerShow/Hide content

Namaz Takvimi

Videolar

Üzülme
Üzülme Çocuk Grup Yürüyüş

Grup
Grup Yeniçağ'dan Ya Hayy!

Tut
Tut Elimizden

Ömer
Ömer Karaoğlu-Adı İçin Yaşamak

umut
umut mürare

Kabe
Kabe

Selam
Selam Olsun!

Erkan
Erkan Ak-Barış Türküsü

Bir
Bir Ateiste Cevaben

Güllere
Güllere Vurgunum


:: Diğer Videolar ::

Dosyalarimiz

Toplam Dosya: 15
Toplam Kategori: 3
Toplam İndirme: 1095
Toplam: 3250.60 GB

Yeni Dosyalar

Popüler Dosyalar
· 1: mesneviden hikayeler
[İndirme: 220]

· 2: Kuran Öğreniyorum
[İndirme: 179]

· 3: Kuran ı Kerim de Arama
[İndirme: 145]

· 4: Hadis kitabı
[İndirme: 125]

· 5: Altıncocuk Elif-ba oyunu
[İndirme: 68]

· 6: Resimli Namaz Hocası
[İndirme: 58]

· 7: Namaz / ezan vakti
[İndirme: 54]

· 8: Livemsn coklu oturum
[İndirme: 38]

· 9: Messenger 7,5 sürümü Çoklu oturum açma yaması
[İndirme: 36]

· 10: Muvahhid
[İndirme: 36]

· 11: sesli ve görüntülü yasin
[İndirme: 35]

· 12: Dinimizi Öğrenelim
[İndirme: 26]

· 13: Dinimi Öğreniyorum
[İndirme: 26]

· 14: Selef-i Salihîn Akidesi
[İndirme: 26]

· 15: Msn Messenger Live
[İndirme: 23]

Lugat



16 Dilde Çeviri





Sualler-Cevaplar

[Riyâzü's Sâlihîn Anasayfa ]

Kategori: Anasayfa/A) MÜSLÜMANIN HAYAT ÖLÇÜLERİ BÖLÜMÜ/Emâneti Yerine Getirmek
Hadis No : 0201

Hadis Metni: Ebû Hüreyre radıyallahu anh' den rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Münafığın alâmeti üçtür: Konuşunca yalan söyler, söz verince sözünden cayar, kendisine bir şey emanet edildiğinde hıyanet eder. "
Bir rivayette: "Oruç tutsa, namaz kılsa ve kendini mümin zannetse bile" buyurulur
(Müslim Îmân 109).


Kaynak: Buhârî, Îmân 24; Müslim, Îmân 107-108. Ayrıca bk. Buhârî, Şehâdât 28, Vesâyâ 8, Mezâlim 17, Cizye 17, Edeb 69; Tirmizî, Îmân 14

Sevdiklerinizle Paylaşın Arkadaşına Gönder | Yazıcıya Gönder Yazdır

Hadis No : 0202

Hadis Metni: Huzeyfe İbni'l-Yemân radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize iki olayı haber verdi. Bunlardan birini gördüm, diğerini de bekliyorum. Hz. Peygamber bize şunları söyledi:
"Şüphesiz ki emanet, insanların kalblerinin ta derinliklerine kök salıp yerleşti. Sonra Kur'an indi. Bu sayede insanlar Kur'an'dan ve sünnetten emaneti öğrendiler. " Sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize emanetin kalkmasından bahsetti ve şöyle dedi:
"İnsan bir kere uyur ve kalbinden emanet çekilip alınır, ondan belli belirsiz bir iz kalır. Sonra bir kere daha uyur, yine kalbinden emanet alınır; bu defa da ayağının üzerinde yuvarladığın korun bıraktığı iz gibi bir eseri kalır. Sen onu içinde hiçbir şey olmadığı halde kabarık görürsün. " Daha sonra Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem eline çakıl taşları alarak ayağının üzerinde yuvarladı. Sözlerine de şöyle devam etti:
"Neticede insan o hale gelir ki, insanlar alış-veriş yaparlar da, neredeyse emaneti yerine getirecek bir kişi bile kalmaz. Hatta şöyle denilir:
"Filan oğulları arasında emin bir adam varmış. " Bir başka kişi hakkında da: "Ne kadar cesur, ne kadar zarif, ne kadar akıllı bir kişi" denilir. Oysa kalbinde hardal tanesi kadar bile iman yoktur. "
Şüphesiz ki bir zamanlar, sizin hanginizle alış-veriş yapacağıma aldırmazdım. Çünkü alış-veriş yaptığım kişi müslümansa, dini kendisini benim hakkımı vermeye yöneltirdi. Şayet hıristiyan veya yahudi ise, va-lisi benim hakkımı vermeye onu sevkederdi. Fakat bugün sizden sadece belli birkaç kişiyle alış-veriş yapıyorum.


Kaynak: Buhârî, Rikak 35, Fiten 13; Müslim, Îmân 230. Ayrıca bk. Tirmizî, Fiten 17; İbn Mâce, Fiten 27

Sevdiklerinizle Paylaşın Arkadaşına Gönder | Yazıcıya Gönder Yazdır

Hadis No : 0203

Hadis Metni: Huzeyfe ve Ebû Hüreyre radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Şanı yüce ve üstün olan Allah, insanları bir araya toplar. Mü'minler ayağa kalkarlar ve cennet kendilerine yaklaştırılır. Âdem aleyhisselâm'a gelirler ve derler ki:
- Ey babamız! Bize cennetin açılmasını iste! Âdem der ki:
- Sizi cennetten çıkaran, babanızın hatasından başka ne ki? Ben bu işin ehli değilim. Siz, Allah'ın dostu olan oğlum İbrahim'e gidiniz. Bunun üzerine İbrahim'e giderler, o da:
- Ben bu işin ehli değilim. Ben geriden geriye, uzaktan halîl idim. Siz, Allah Teâlâ'nın kendisiyle konuştuğu Mûsâ'ya gidiniz der. Onlar Mûsâ'ya giderler. Mûsâ kendilerine:
- Ben bu işin ehli değilim. Siz Allah'ın kelimesi ve ruhu olan İsâ'ya gidiniz, der. İsâ'ya geldiklerinde:
- Ben bu işin ehli değilim, diye karşılık verir. Bunun üzerine onlar, Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem'e giderler. O da hemen ayağa kalkar ve kendisine şefaat için izin verilir. Emanet ve rahim (akrabalık bağı) gönderilir ve bu ikisi sıratın sağ ve solunda dururlar. Sizin ilk kafileniz şimşek gibi geçer. Ben:
- Annem babam feda olsun, şimşek gibi geçmek nedir? dedim. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem:
-"Şimşeği görmediniz mi? Göz açıp yumacak kadar bir zamanda geçip gidiverir!" buyurdu. Sonrakiler rüzgâr gibi, kuş gibi, koşucular gibi geçerler. Onları amelleri böyle süratli geçirir. Peygamberiniz sırat üzerinde durup şöyle der:
-"Ey Rabbim! Selâmete çıkar, selâmete çıkar. "
Neticede, kulların amelleri kendilerini sırattan geçirmede âciz kalır. O kadar ki, yürümeye gücü yetmeyen bir adam oturağı üzerinde sürünerek gelir. Sıratın iki tarafında emrolunduklarını yakalamakla memur asılı çengeller vardır. Bazıları yaralanmış vaziyette kurtulur, bazıları da cehenneme yuvarlanır. "
Ebu Hüreyre'nin nefsi elinde olan Allah'a yemin ederim ki, cehennemin dibi yetmiş yıllık mesafe kadar derinliktedir.


Kaynak: Müslim, Îmân 329

Sevdiklerinizle Paylaşın Arkadaşına Gönder | Yazıcıya Gönder Yazdır

Hadis No : 0204

Hadis Metni: Ebû Hubeyb Abdullah ibni Zübeyr radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Cemel vak'ası gününde, (muharebe) durunca (babam) Zübeyr beni çağırdı. Ben de hemen ayağa kalkıp yanına vardım, dedi ki:
- Ey oğulcuğum! Bugün öldürülenler ya zâlim veya mazlumdur. Bana gelince, bugün mazlum olarak öldürüleceğim kanaatindeyim. En büyük düşüncelerimden biri, elbetteki borçlarımdır. Ne dersin, borçlarımızı ödedikten sonra malımızdan geriye birşey kalır mı? Sonra şöyle devam etti:
- Ey oğulcuğum! Malımı sat, borcumu öde. Malının kalanı olursa üçte birini vasiyet etti. Vasiyet ettiğinin üçte birinin de Abdullah'ın çocukları olan torunlarına verilmesini istedi ve:
- Borçları ödedikten sonra malımızdan birşey kalırsa, üçte biri senin oğullarına aittir, dedi.
Hişâm diyor ki:
- Abdullah'ın çocukları, Zübeyr'in Hubeyb ve Abbâd gibi bazı çocuklarının akranı idiler. O gün onun dokuz oğlu ile dokuz kızı bulunuyordu.
Abdullah der ki:
- Borcunu bana vasiyet edip duruyor ve:
- Ey oğulcuğum! Şayet borcumdan bir kısmını ödemekten aciz kalırsan, Mevlâm'dan yardım dile, diyordu. Allah'a yemin ederim ki, ben ne demek istediğini tam anlayamadım ve:
- Babacığım, Mevlân kim? dedim. O:
- Mevlâm, Allah! dedi.
- Allah'a yemin ederim ki, onun borcunu ödemekte sıkıntıya düştükçe:
- Ey Zübeyr'in Mevlâsı! Onun borcunu öde, derdim. Hemen ödeyiverirdi.
Zübeyr'in oğlu Abdullah sözüne devamla der ki:
Zübeyr, altın ve gümüş bırakmadan öldürüldü. Sadece bir bölümü Gâbe'de bulunan arazi bıraktı. Bir de on biri Medine'de, ikisi Basra'da, biri Kûfe'de ve biri de Mısır'da evler bıraktı. Abdullah sözüne şöyle devam etti:
Babamın üzerindeki borçlar şöyle olmuştu: Bir kimse kendisine gelir, ona bir emanet bırakmak ister, babam Zübeyr ise:
- Hayır, emanet olmaz, fakat borç olarak bırak. Çünkü ben onun zayi olmasından korkarım, derdi.
Zübeyr hayatı boyunca ne bir valilik, ne harac toplama memurluğu, ne de başka bir idârî görevde bulunmadı. Sadece Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem veya Ebû Bekir, Ömer ve Osman ile birlikte cihada iştirak etti.
Abdullah diyor ki:
Babamın üzerindeki borçları hesapladım, iki milyon iki yüzbin rakamını buldum.
Hakîm İbni Hizâm, Abdullah İbni Zübeyr ile karşılaştı ve:
- Ey kardeşimin oğlu! Kardeşimin borcu ne kadar? diye sordu. Borcu gizledim ve:
- Yüzbin, dedim. Bunun üzerine Hâkim:
- Allah'a yemin ederim ki, malınızın buna yeteceği kanaatinde değilim, dedi. Abdullah:
- İki milyon iki yüzbine ne dersin? deyince, Hâkim:
- Buna güç yetirebileceğinizi zannetmiyorum. Borçtan ödeme yapmakta âciz kalacak olursanız benden yardım isteyin, dedi. Abdullah diyor ki:
Zübeyr, Gâbe mevkiindeki araziyi yüz yetmişbine satın almıştı, Abdullah orayı bir milyon altı yüzbine sattı. Sonra kalktı ve:
- Kimin Zübeyr'de alacağı varsa, Gâbe'de bize gelsin! diye ilan etti. Bunun üzerine Zübeyr'den dörtyüz bin alacaklı olan Abdullah İbni Ca'fer, Zübeyr'in oğlu Abdullah'a geldi ve:
- Dilerseniz alacağımdan vazgeçip bağışlayayım, dedi. Abdullah:
- Hayır, dedi. Bunun üzerine Abdullah İbni Ca'fer:
- Şayet borcunuzdan bir bölümünü te'hir etmek isterseniz, benim alacağımı geri bırakabilirsiniz, dedi. Zübeyr'in oğlu Abdullah:
- Hayır, bunu da istemiyoruz deyince, Abdullah İbni Ca'fer:
- O halde bana araziden bir parça ayırın, dedi. Abdullah İbni Zübeyr de:
- Şuradan şuraya kadar olan arazi senin olsun, dedi.
Abdullah, kalan araziden bir bölümünü de sattı. Babası Zübeyr'in kalan borçlarını ödeyip bitirdi. Araziden dört buçuk sehim de arttı. Abdullah kalkıp Muâviye'nin huzuruna gitti. Orada Amr İbn Osman, Münzir İbni Zübeyr ve İbni Zem'a da vardı. Muâviye, Abdullah İbni Zübeyr'e:
- Gâbe'ye ne kadar değer biçildi? diye sordu. Abdullah:
- Her sehim için yüzbin, dedi. Muâviye:
- Bunlardan ne kadarı kaldı? dedi. Bunun üzerine Münzir İbni Zübeyr:
- Ben ondan bir sehimi yüzbine aldım dedi. Amr İbni Osman :
- Bir sehimini de ben yüzbine aldım dedi. İbni Zem'a:
- Bir sehimini de ben yüzbine aldım, dedi. Muâviye:
- Şimde geriye ne kadar kaldı? diye sordu. Abdullah İbni Zübeyr:
- Bir buçuk sehim, dedi. Muâviye:
- Kalan bir buçuk sehimi de ben yüz ellibine satın aldım, dedi. Abdullah İbni Ca'fer, kendi hissesini Muâviye'ye altı yüzbine sattı.
Abdullah İbni Zübeyr, babasının borçlarını ödeyip bitirince, Zübeyr'in diğer çocukları, Abdullah'a:
- Mirasımızı aramızda taksim et, dediler. Abdullah:
- Allah'a yemin ederim ki, dört sene süreyle hac mevsiminde:
Kimin Zübeyr'de alacağı varsa bize gelsin, borcunu ödeyelim, diye ilan etmedikçe, Zübeyr'in mirasını paylaştırmayacağım, dedi. Dört sene boyunca bu şekilde ilan etti. Dört sene geçince, mirası taksim etti ve (babası Zübeyr'in vasiyeti olan) üçte birini ayırdı. Zübeyr'in dört karısı vardı. Onlardan her birine bir milyon ikiyüzbin düştü. Buna göre Zübeyr'in bütün malı elli milyon iki yüzbin tutmaktadır.


Kaynak: Buhârî, Farzü'l-humus 13

Sevdiklerinizle Paylaşın Arkadaşına Gönder | Yazıcıya Gönder Yazdır

top

Google PR™ - Post your Page Rank with MyGooglePageRank.comGratis Backlinks und Hit-Statistik für www.islaminyolu.com                                                                                 

©copyright by Powernuke, Modified by fiX

Bu Site Opera, Firefox, İnternet Explorer desteklemektedir